Makale - Yazılar (GLOBALNET)Yazılım Geliştirme

Yeni İhracat Stratejisi’nin estirdiği rüzgar yazılıma doğru esmeye başladı…

Geçtiğimiz Mart Ayında İhracattan Sorumlu Devlet Bakan Sayın Zafer Çağlayan’ın yayınladığı “Türkiye’nin Yeni İhracat Stratejisi” raporu sonrası rüzgar yavaş yavaş Ulusal Yazılıma doğru esmeye başladı. Son 3-4 ay içerisinde gerek Sanayi Bakanlığı ve gerekse İhracattan Sorumlu Devlet Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından sektörümüz temsilcileriyle toplantılar düzenleniyor, Yazılım Sektörü’nün sorunları dinleniliyor ve çözüm arayışlarına dahil olunuyor. Sektörümüz açısından bu ivme daha da hareketlenir ise Ulusal Yazılımımızın Dışa Açılımına ve İhracatına katkı sağlar.

Bir tarafta TOBB Yazılım Meclisi, bir tarafta YASAD (Yazılım Sanayicileri Derneği) ve TBD, TÜBİSAD, TBV gibi Sivil Toplum Kuruluşları (STK) bu konularda ayrı ayrı ve zaman zamanda ortak çalışmalar yaparak bu sürece katkı sağlıyorlar.

Ancak bu olumlu esen rüzgarın esintilerini daha fazla hissetme ve olumlu sonuçlar getirmesi adına Ulusal Yazılımı Destekleme niyetini gösteren Hükümete buradan bir kez daha sesleniyorum.

Öncelikle Hükümetin Ulusal Yazılım Sektörünü Türkiye’nin ‘Öncelikli ve Stratejik Sektörü’ olarak ilan etmesini, sahiplenmesini ve adres göstereceği bir kurumla Özel Sektör ve STK’lar el ele vererek Ulusal Yazılım Politikalarının belirleneceği bir yapının oluşumuna katkı sağlamasını beklemekteyiz. Öte yandan da “Türkiye’nin Bilişimle Kalkınma Stratejisi” çalışmalarına önem ve destek vermesini arzu ediyoruz.

Yıllardır sorunlarımızı her platformda dile getirmeye çalışıyoruz. Ancak her seferinde karşımıza çıkan yetkililer bizim dilimizden tam olarak anlamadıklarından ve de diğer sektörlerle eş değer bir konumda bizi değerlendirdiklerinden dolayı derdimizi tam anlatamıyor ve karşılıklı olarak ilerleyemiyoruz.

Geçmiş yıllarda Dış Ticaret Müsteşarlığı 2004-2006 İhracat Stratejik Planı çalışmaları içerisinde Bilişim ve Yazılım Sektörü olarak çok iyi bir fırsat yakalamıştık. Orada Bilişim ve Yazılım İharacatı Çalışma Grup Başkanlığını tüm STK’ların da desteğiyle TBD adına üstlendik ve 2 sene yürüttük. Bir çok çalışmalar yaptık, raporlar ürettik, Eylem Planlarına girmeye çalıştık. Rakamsal değeri küçük gözüken ancak katma değeri yüksek bir sektör olduğumuzu ve bu sektöre özel politikalar ve stratejilere ihtiyaç duyulduğunu anlatmaya çalıştık. E-Dönüşüm İcra Kurullarına girdik, oralarda da derdimizi anlatmaya çalıştık. En son İGEME’de gerçekleştirilen toplantıda yine benzer şeyleri konuştuk ve aktarmaya çalıştık. DTM ve İhracatçı Birlikleri tarafında da toplantılar yapılmaya başlandı. Ayrıca son zamanlarda Sanayi Bakanlığı tarafında da Yazılım Sektörünün sorunları ile ilgili toplantılar yapılıyor.

Diğer taraftan sektör olarak TOBB Yazılım Meclisi’nde sorunları konuşmaya çözüm üretmeye ve bu çözüm önerilerimizi TOBB üzerinden Hükümete aktarmaya devam ediyoruz. Her sene Bilişim Kurultayları ve Bilişim Zirveleri yapıyor buralarda sesimizi ve çalışmalarımızı duyurmaya çalışıyoruz.

Sizce böylemi olmalı, sürekli ağlayan ve her platformda sorunlarını konuşan ama bir türlü ne söylediği anlaşılamayan bir sector…

Devletim, Hükümetim artik bizi dinlemeyin, sizden ihracat için icraat bekliyoruz !.

Bir çok platformda dile getirdiğimiz en önemli 5 sorunu ve çözüm önerilerimizi aşağıda sıralıyoruz. Ekiplerimiz, uzmanlarımız, akademisyenlerimiz, bilim adamlarımız, sektör temsilcilerimiz, danışmanlarımız, STK’larımız, özel sektörümüz hepimiz hazırız, yeter ki Devletimiz bizimle uzun soluklu çalışacak şekilde masaya gelsin.

1. Ulusal Yazılım Stratejisi ve Programının olmaması


Açıklama

Yazılım Sektörü, günümüzde ülkelerin sürdürülebilir biçimde kalkınmaları için doğrudan ve dolaylı etkileriyle ulusal savunmamızdan işletme verimliliğine, bilgi toplumuna geçebilmekten küresel rekabette başarılı olabilmeye kadar tüm sektörleri çok yakından ilgilendiren stratejik bir sektör. Avrupa Birliği (AB) sürecinde, 21. yüzyılı yakalayabilmek için ilk koşul olan bilgi toplumuna dönüşebilmemiz, Bilgi Toplumu Strateji Raporu’nun ve Eylem Planı’nın başarıya ulaşabilmesi için bilişimin sadece kullanıcısı olmaktan uluslararası standartlarda üretime geçmemize bağlı. Katma değeri en yüksek, istihdam yaratmak için yatırım gereksinimi en düşük sektör olan Ulusal Yazılım Sektörü, ülkemizin aynı zamanda alternatif ihracat geliri elde edebileceği sektörü olabilecekken, ulusal politikaların içinde yeterince yer bulamamıştır.


Çözüm Önerisi

“Yazılım ve Hizmetleri Sektörü Geliştirme ve Düzenleme Yasası” özel sektör temsilcileriyle birlikte hazırlanarak, regülasyon, finansman, yeterlilik belgesi, kalite belgesi, denetim, sertifikasyon, destek, dış pazarlarda temsil, ihracatı geliştirmek, teşvikler gibi konular bu kanunla bir çatı altında sadeleştirilerek ulaşılabilir hale getirilmesi sağlanmalı veUlusal Yazılım Türkiye’nin ‘Öncelikli ve Stratejik Sektörü’olarak ilan edilip, Ulusal Yazılım Politikaları özel sektörle birlikte acilen belirlenmelidir. Kamuda sektörün sorularının takibini münhasıran yapacak bir müsteşarlık gerekirse kurulmalıdır.

2. Yurt içinde üretilen yazılım ürünlerimizin küresel rekabette geri kalması


Açıklama

Her hangi bir ürünümüzün uluslararası rekabet edebilir hale gelebilmesi, öncelikle ülkemizde güçlenmesi ve kurumsallaşmasına bağlıdır. Bilişimin yeni yeni girdiği ve yaygınlaşmaya başladığı KOBİ’ler, sektöre yeterli ivmeyi sağlayamamakta; sektör dar bir alanda faaliyet göstermektedir. Yazılım firmaları özellikle kamunun yazılım ihalelerinde kendilerini geliştirebilecek hacimde projeler bulabilmektedir. Bu ihalelerin çoğunda, kendi ülkelerinde onlarca yıl önce öncelikli sektör ilan edilmiş olan ve bir çok devlet teşviklerini yıllar önce almaya başlayıp, devlet ihalelerinin kendilerine verilmesiyle güçlenen uluslararası yazılım firmaları tercih edilmektedir. Oysa bu fırsatı elde edebilen yazılım şirketlerimiz sadece projelerini başarıyla bitirmekle kalmayıp bu sayede elde ettikleri birikimlerini (savunma,sağlık,maliye vb. sektörlerde görüldüğü gibi) uluslararası arenaya kolayca taşıyabilmektedir.


Çözüm Önerisi

Sertifikasyon ve iyileştirilmiş rekabet ortamı yaratılarak kamu projeleri üzerinden yeni ürünler ve hizmetlerin gelişiminin sağlanması ve tüm kamu yazılım projelerinde yerli ürün ve hizmetlerin tercih edilmesinin teşvik edilmesiyle iç pazar desteği verilmelidir…

3. Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı’nın uygulanması ve güncellenmesi.


Açıklama

Kamu tarafından bugüne dek bilişim ile ilgili ilk defa yürürlüğe konulan 5 yıllık eylem planının takip edilmesi, etkin bir şekilde devam ettirilmesi ve günün koşullarına göre güncellenmesi gerektiğine inanmaktayız. Bu kapsamda eylem planında yer alan ancak bugüne kadar uygulamaya konulmayan ‘Bilişim Vadisi’ Projesinin, acilen hayata geçirilmesiyle, bilgi ve iletişim teknolojilerinin katkısıyla Yazılım ve Hizmetlerde Avrupa’nın bilişim üssü olma fırsatı elde edilecektir. Kurulacak Bilişim Vadisi bir çok irili ufaklı yurtdışı ve yurt içi bilişim şirketlerinin Ar-Ge ve rekabet öncesi işbirliği yapabilecekleri bir kümelenme fırsatı yaratacak olup, daha sonra bu modelin uydu modellerle yaygınlaştırılması sağlanabilecektir.

Çözüm Önerisi

Bilgi teknolojilerinin yanında telekomünikasyon, Bio teknoloji, Nano teknoloji ve Nöro teknolojilerinin teknoloji üretimi, hizmet üssü , ihracat ve çekim merkezi olacak olan Bilişim Vadisi Projesi hayata geçirilmelidir.

4. Mevcut Teşvik ve Destek Programlarının Yazılım Sektörüne uymaması

Açıklama

Geçmişe nazaran, Yazılım Sektörü’ne verilen devlet destek ve teşvik programlarının son derece geliştiği görülmekle birlikte özellikle yazılım projelerinin değerlendirme ve kabulünde mevcut kriterlerin (Oslo-Fraskati) yanında ülkemiz koşullarına göre yeni bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kabul edilen projelerin destek tutarlarının proje sahibi firmalara ödenmesi çok gecikmektedir. Özelikle yazılım ürünlerinin yurtdışına açılabilmesi için verilen mevcut desteklerin diğer sektörler için çok faydalı olmalarına rağmen yazılım sektörüne fayda sağlayamamaktadır. Yazılım firmaları yurtdışında bir ofis veya show room açabilmesi için öncelikle o ülkelerdeki Pazar araştırmalarına ihtiyaç duymaktadır.


Çözüm Önerisi

Yazılım Projesi Desteklemede kabul kriterlerinin yeniden düzenlenmesi ve destek tutarlarının ödenmesinin kısaltılması gerekmektedir. Ön ödemeli proje destekleri (TTGV, Risk Sermayesi) sektöre uygun hale getirilmelidir. Yurtdışı faaliyetleri için öncelikle Konsolosluklar yardımıyla yurtdışı firmalarla ikili görüşmelerin sağlanacağı organizasyonlar düzenlenmelidir. Turquality markasını almış yurt içi firmalarına ulusal firmaların yazılım satmasını zorlaştırıcı kurallar (yabancı şirketlerin verecekleri sertifikalar yanında Türk firma ve organizasyonlarından alınacak belgelere de itibar edilerek) gözden geçirilmelidir.

5. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Tescil ve İhracat Düzenlemelerinin Türkiye de Üretim Yapan Yazılımcılar için yetersiz kalması.

Açıklama

Telif Hakları ve Tescil kanun ve yönetmelikleri genellikle mamul hale gelmiş yazılım ürünlerine hitap etmektedir. Yazılım ürünlerini kapsayan yeni yürürlüğe sokulmuş olan “İsteğe Bağlı Tescil Yönetmeliği” fiziki koşulları kaynak kodunu korumak konusunda atılmış ilk önemli adım olmakla birlikte ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır. Yazılım ürünü TOBB Kanunu’nda sanayi ürünü kabul edilmekteyken ihracat mevzuatında hizmet olarak kabul edilmektedir. Bu da yazılım sektörünün ihracat teşviklerinden faydalanmasını zorlaştırmaktadır.


Çözüm Önerisi

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile minimum seviyede yazılım standartlarını da içeren tescil koşullarının tespit edilip fiziki koşulları sağlanmalıdır. Yazılım Ürünü sanayi mamulü kabul edilmelidir.

Saygılarımla,
Ertan BARUT
21.10.2010

Yeni İhracat Stratejisi’nin estirdiği rüzgar yazılıma doğru esmeye başladı…
http://www.biltekhaber.com/web/Haber/HaberOku.aspx?haberId=3964

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu